kizlarin osurmadigini sanan erkekler

salaktırlar. kısa ve net .

kadinlar ve erkekler arasindaki farklar

bir erkek bir kadına ;

^^ senden önce bir çok kadınla birlikte oldum, çapkınlık yaptım, her haltı yedim ama seni bulduktan sonra hayatımda sadece sen oldun ve sen olacaksın.^^

kadından gelen cevap: hayatım benim.

---------------------------------------------------------------------

bir kadın bir erkeğe ;

^^ senden önce bir çok erkekle birlikte oldum, günümü gün ettim, her haltı yedim ama seni bulduktan sonra hayatımda sadece sen oldun ve sen olacaksın . ^^

erkekten gelen cevap : orospu.

ruhat mengi

katıldığı 32. gün, türkiye dindarlaşıyor mu konulu programında nazlı ılıcak' ın dediklerine bir karşılık veremediği için boş yere çemkirmiş durmuş yazardır. programa getirdiği kuran ı kerim den konuyla alakasız ayet örnekleri de vermiştir . hatta bir ara sinirlenip kuran ı kerim i fırlatacak gibi de olmuştur.

çarpılırsın kız yapma öle şeyler.

mona lisa

sırrı çözüldü diyolar, hürriyet yalanı değilse tabi ;

http://www.hurriyet.com.tr/...15.asp?gid=200&sz=70678

sevisirken entry girmek

<bkz: aferin çok iyi düşünmüşsün>

i love you yazan yastik

pazarlarda 3-5 ytlye bulabilirsiniz.

benim anlamadığım nokta sevgililer günü gibi özel günlerde birbirine bu yastığı hediye edenlerin hayatlarında aldıkları en büyük hediye gibi davranmaları. alt tarafı yastık ve her yerde herkes de var sonuçta, nedir bu tepki anlamış değilim. çok oluyor çünkü bu yastığı görüp duygusallaşanlar.

sey

çük manasında da kullanılır.

sevgiliden ayrilmak

<bkz: gelene hay hay gidene bye bye>

zeynepce

bugünden itibaren iki haftalık * tatile çıkacak yazardır.

aslında - şu anda çok sevinen yazar pıtı pıtı pıtı - tarzında salak saçma şeyler yazmayı sevmem başlıklarda hatta tiksinirim ama sözlükteki kankalarıma !!! selam olsun diye şey ettirdim.

onların kendi hallerinde şey ettirmelerini arzular , çok sevdikleri biricik badilerine sevgilerimi sunar , muhteşem beyinlerini yormamalarını dilerim.

arada gelirsem korkmayın sakın.*

tanimam etmem ama

sözlüklerde sıklıkla yer alan bir ifade. derin asılma ve beğeni ifade eder.

- tanımam etmem ama çok güzel yazıyor, bayılıyorum.
- tanımam etmem ama o entrysi yok mu kanım ısındı .
- tanımam etmem ama nedense tanıdık biriymiş gibi geldi.

ah bir de tanısan neler yaparsın sen cümle alem biliyor ama üstü kapalı tanışma merasimi bu olsa gerek.

elestiriyi bok atarak karsilamak

zaman zaman hakarete de varabilir. (#687888). katılır ya da katılmazsınız, doğal hakkınızdır fakat işin içine hakaret ve mal, bok, salak gibi laflar girince iş biraz tatsızlaşıyor .

eleştiri her zaman insanları memnuniyetsiz eden bir kavramdır -ben bugüne kadar eleştiriden hoşnut olan görmedim-. bunu sindirip, karşıdakini dinlemek erdem işidir evet ama fiziki yaşı 25 gösteren katırların akli yaşları hesaba katılmadığı vakit iş ne yazik ki can sıkıyor. bildiği iki üç bilgi etrafında dönüp eleştirilere yetersiz kaldığı vakit en güzeli ,ilgili kişiyi göte, lombak logosuna, orada burada orgazm olan organizmaya benzetmek komiklikten öte bayağılaştırıyor insanı.

bir de işin içine yırtık dondan fırlayan bebeler de girmiyor mu ? ah ah.

atılan boklar güzel bir göğüs kontrolü ile geri iade edilir.edilmesi lazımdır.

ataturk olmasaydi pic olurdum diyen zihniyet

putlaştırmayı seven zihniyettir. yenilgiyi kabul eden zihniyettir. halkına, ordusuna inancı olmayan zihniyettir.

özgürlük için insanların neler yapabileceğini bilmeyen, aslında öğrenmek de istemeyip '' atatürk olmasaydı çok kötü olurduk, yunanın oğlu almanın kızı olurduk '' diyendir.

baba, amca, dayı arayanlar ve ihtiyacı olanlar atatürk' ü baba , dayı , amca olarak kabul edebilirler. ben onu büyük bir lider olarak kabul ediyorum sadece.

ataturk sayesinde varoldugunu anlayamayan zihniyet

atatürk' ün yanındaki diğer komutanların, koskoca bir ordunun ve koskoca bir halkın neler yapabileceğinin bilincinde olan zihniyettir.

sisman sivilceli ve gozluklu olmak

bazı insanların hayatlarında hiç görmedikleri kişilere , içlerinde barındırdıkları nefret yüzünden yakıştırdıkları üç ana olgu.

misal ben *. konuyu açıklamak için kendimden örneklendiriyorum , bir sürü yazar gerek güvercin yoluyla gerekse benim başlığım altında bu şekilde tanımlamış beni, sevdiklerinden ! diyemeceğim ama sanırım hoşlanmadıkları insanların hayali portreleri kafalarında böyle. şişman gözlüklü ve sivilceli.

(önümde de bir kase dolusu cips ve litrelik kola vardı onu da unutmadan eklerlerse sevinirim. ayrıca burnumun üzerinde de izzet altınmeşe beni var.*)

kate austen

sevgili edinme çabalarındaki kararsızlığı nedeniyle 4. sezonda sayid' e aşık olmasını beklediğim çilli good guys.

belki john locke a da sulanabilir. bilemem.

mesaj atan kisinin cinsiyetini bilmemenin yol actigi stres

karşısındaki insanın cinsiyetine önem veren kişinin psikolojik bozukluğunun göstergesidir. amacı ya sevgili edinmektir ya da kendini pazarlamaktır.

başka bir amacı varsa bana da söylesin bileyim !!!

kendini sempatik sanan antipatik kisi

herkese kanka diyen , herkesle gereksiz bir samimiyet duygusu oluşturmaya çalışan kişidir.

bilinmesi gerekir ki saman alevi gibidir bu şahıslar. hiç tanımadığı , ömründe ilk gördüğü birine gereksiz yılışmalar, sanki yıllardır tanıyormuş gibi yapma sıcaklıklar. canım, bitanem sıfatlarını çok kullanırlar. -nereden canın nereden bitanem oluyorum ben senin- gibi bir sözle karşılaştıklarında hemen bozulur süzülürler.

aslında yalnızdırlar farkında bile değillerdir. hayatlarındaki her şey gelip geçiçidir sahte gülüşleri, sahte muhabbetleri, sahte samimiyetleri gibi. çünkü sempatik olmaya çalışan birey eninde sonunda karşısındaki tarafından sepetlenecek başka diyarlara yol alacaktır.

canını yesinler senin. canımmış.

osmangazi universitesi

her daim eskişehir' de anadolu üniversitesinin gölgesinde kalacak üniversitedir.

buranın öğrencileri kendi kampüslerinden çok anadolu üniversitesi' nin kampüsünde zaman geçirirler.

entelektuel gorunumlu tikky

yepyeni bir grubun mensuplardır.

genellikle iyi eğitim veren vakıf üniversitelerinde okuyan yeni nesildir bunlar. okul hayatı boyunca nietzsche' nin adını telafuz edemezken bu bireyler ,vakıf üniversitelerinin cafelerinde süslü makyajlarıyla, bilmem kaç milyonluk güneş gözlükleriyle nietzche' nin kitapları hakkında atıp tutarlar, felsefik söylemlerin içersine girmeye çalışırlar.

- hayat bence kapalı bir kutu - ( ağzından bal damlıyor bal )

hamur tikky hamurudur o malum ama bu gibi entel olma hevesleri gerçekten takdire şayan hareketlerdir. okuduğu bölümlere ait bilgilerden ,sohbet açma gereksinimleri vucütlarındaki hormonlarda kaynar ha kaynar. zavallıcık daha yeni öğrenmektedir çünkü. yoksa o güne kadar bulundğu şehrin her starbucks ına girmiş, her restaurantından sevgilisi berkcan ile yemek yemiş, üstü kapalı her alışveriş mağazasından alışverişini yapmıştır.

yeni şeylerle hava yapmak gerekmektedir değil mi artık ? çünkü diesel kotların, ray-ban larin, fossil saatler herkesde var artık. eminönü' nde bile satılmakta.

yerim sizi ben boyalı filozoflar sizi.

starbucks ta felsefik sohbetlere katılmak
gloria jeans te yeni çıkan kitaplar hakkında düşünmek
reina da dans ederken akla nietzche gelmesi.

anadolu erkegi

elleri toprak kokulu, sabahtan akşama kadar çalışıp evine bir ekmek parası götürmek isteyeni de vardır, sağda solda aylak aylak dolaşan, gördüğü her hatuna - ufş bu karıyı nasıl zigebilürüm - diyeni de vardır.

özellikle doğu bölgelerinden büyük şehirlere göç eden anadolu erkeklerinin şehirdeki ilk bir kaç haftaları epey yabanidir. alışmadık götte don durmaz diye bir şey var ya hani, o misal. bariz belli olurlar bakışlarıyla, eylemleriyle, söylemleriyle.

hoş utanan, sıkılan, saygı nedir sevgi nedir bilen versiyonları da vardır ama her defasında olayın kötü tarafından görüldüğü için kötü yanlarından bahsediyorum. iyi yanlarını da bahseden çıkar elbette.

bir de hemşericilik diye bir olayları vardır ki çok beter. ekmek yemek için geldikleri yerleri beğenmezler bir süre sonra kendi eşraflarından birilerini bulunca. onlara göre varsa yoksa hemşerileri olur, diğerleri yabancı olur, potansiyel ibne ya da orospu olur. her koşulda - lo nasıl olsa da dövsem , sövsem buna - diye iç geçirirler. ya gelmeyecektin evinden yurdundan ya da bilmediğin medeniyet nedir öğreneceksin. değil mi ?

<bkz: anadolu kadını>